Perşembe, Ağustos 13, 2020
Ana Sayfa Haber Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Putin ile ortak basın toplantısında konuşuyor

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Putin ile ortak basın toplantısında konuşuyor

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Putin ile düzenlediği ortak basın toplantısında, “Bugünkü görüşmelerimiz, İdlib sahasında attığımız adımları masadaki çabalarımızla pekiştirerek bölgedeki soruna kalıcı çözüm bulma irademizin bir tezahürüdür. Öncelikle en kısa sürede ateşkesi gerçekleştirecek, ardından birlikte kararlaştıracağımız diğer adımları süratle atacağız. Bu gece saat 00.01, yani tam gece yarısı itibariyle ateşkes yürürlüğe girecektir. Ateşkesin kalıcı hâle getirilmesi için gereken çalışmalar hızla ve etkin şekilde yürütülecektir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, gerçekleştirdikleri baş başa ve heyetler arası görüşmelerin ardından ortak basın toplantısı düzenledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında, Rusya Devlet Başkanı Putin’e daveti için teşekkür ederek bölgede kritik gelişmelerin cereyan ettiği dönemde bir araya gelmekten duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

“KÖKLÜ İLİŞKİLERİMİZİ KARŞILIKLI SAYGI VE ORTAK ÇIKAR TEMELİNDE İLERLETMEK EN BÜYÜK ARZUMUZDUR”

Özellikle Suriye’deki durumu ve İdlib’deki son gelişmeleri ele aldıkları görüşmelerde, yaklaşık altı saat süren bir çalışma yaptıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, tesis ettikleri samimi diyalog kapsamında benzer veya farklı görüşte oldukları tüm konuları ayrıntılarıyla görüştüklerini, müzakere ettiklerini söyledi.

Türk-Rus ilişkilerinin derin tarihî köklerine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, beş asrı aşan bu tarihin, güçlü geleneğe sahip iki devletin ve halkın karşılıklı etkileşiminin de tarihi olduğunu belirtti.

“Bu köklü ilişkilerimizi karşılıklı saygı ve ortak çıkar temelinde ilerletmek en büyük arzumuzdur” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, diplomatik ilişkilerin 100’üncü yılının idrak edildiği bu sene Üst Düzeyli İşbirliği Konseyi Toplantısı için Rusya Devlet Başkanı Putin’i Türkiye’ye beklediklerini ifade etti.

“İDLİB’DE YENİ BİR STATÜNÜN OLUŞTURULMASI KAÇINILMAZ HÂLE GELMİŞTİR”

2018 Eylül ayında Soçi’de varılan mutabakat ile İdlib’de nispi istikrarın sağlandığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Soçi Mutabakatı’na göre İdlib Gerginliği Azaltma Bölgesi muhafaza edilecek, bölgeye yönelik saldırıların önlenmesi dâhil olmak üzere, statükonun korunması için gerekli tüm tedbirleri alacaktık. Rejimin geçen mayıs ayından itibaren yoğunlaşan ve doğrudan sivilleri hedef alan saldırıları İdlib’de tesis ettiğimiz sükûneti bozmuştur. İdlib Mutabakatı’nın bozulmasına yol açan gelişmelerin birinci derecede sorumlusu saldırganlığıyla bölgenin istikrarını da hedef alan rejimdir. Bu bölgede yaşayan 4 milyon insanın tamamının terörist olarak ilan edilip havadan ve karadan ağır bombardımana maruz bırakılmasını kabul etmemiz mümkün değildir.”

Rejimin zulmünden kaçan ve Birleşmiş Milletler İnsani Yardım Ofisi verilerine göre sayıları 1,5 milyonu bulan bölge halkının Türkiye sınırlarına yığıldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Rejimin buradaki esas amacının; İdlib’i belirli bir kesim açısından insansız hâle getirmek ve oluşturduğu göç baskısıyla Türkiye’yi zora sokmak olduğu açıktır. Türkiye elbette böyle bir tehdit karşısında eli kolu bağlı kalacak değildir. İdlib Gerginliği Azaltma Bölgesi’nin sınırlarına kurduğumuz gözlem noktaları sahadaki durumu kontrol etme değil, sadece ateşkesi takip etme, bu vazifeyle yükümlüdür” değerlendirmesinde bulundu.

Bir süre önce bölgede Rusya ile birlikte tesisi konusunda uzlaşıya vardıkları istikrarı sağlamak üzere İdlib’e ilave askerî birlikler gönderdiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Artık hem rejimin saldırganlığının önüne geçmek hem de ateşkese riayet etmeyen diğer grupları dizginlemek üzere sahada çok daha aktif bir şekilde yer aldık. Bu süreçte bölgede bulunan Rus güçleriyle koordinasyonu sıkı tutmaya gözen gösterdik. Rejimin doğrudan askerlerimizi hedef alan saldırganlığı sebebiyle yaşanan üzüntü verici hadiselerin ardından İdlib’de yeni bir statünün oluşturulması kaçınılmaz hâle gelmiştir. Bugün Moskova’da Rus mevkidaşım ve ekiplerimizle bu konuyu enine boyuna konuştuk, değerlendirdik.”

İlginize Çekebilir

Bakan Akar, Telsizle Irak Kuzeyinde Görev Yapan Askerlere Seslendi

Bakan Akar, Telsizle Irak Kuzeyinde Görev Yapan Askerlere Seslendi

CHP 14. Olağan Kadın Kolları Kurultayı

CHP 14. Olağan Kadın Kolları Kurultayı

Kocaeli Üniversitesi Sağlık Tesisleri ve Araştırma Merkezleri Açılış Töreni

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kocaeli Üniversitesi Sağlık Tesisleri ve Araştırma Merkezleri Açılış Töreni'nde yaptığı konuşmada, “Salgın tehdidi altındaki hiçbir vatandaşımızı hastane kapısından geri çevirmedik, hiçbir hastanın tedavisini ihmal etmedik. Bilhassa şehir hastanelerimiz salgın döneminde en çok istifade ettiğimiz, en çok gurur duyduğumuz sağlık tesislerimizden biri oldu” dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kocaeli Üniversitesi Sağlık Tesisleri ve Araştırma Merkezleri Açılış Töreni’ne katılarak, bir konuşma gerçekleştirdi. Bugün önce Hidromek’in geliştirdiği dünyanın ilk elektrikli ve lastik tekerlekli şehir ekskavatörünü test ettiğini, ardından TÜBİTAK’ın yedi farklı mükemmeliyet merkezinin resmî açılışlarını gerçekleştirdiğini şimdi de Kocaeli Üniversitesi’nin Onkoloji Hastanesi ve Rehabilitasyon Merkezi ile üç tıp merkezinin açılışlarını yaptığını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılışı yapılan sağlık tesislerine ilişkin şu bilgileri paylaştı: “İlk merkezimiz olan Araştırma ve Uygulama Hastanesi’ne ait poliklinik ve tıp eğitimi uygulama merkezidir. Toplam kapalı alanı 29.500 metrekare olan merkezimizin yatırım bedeli yaklaşık 73 milyon Türk Lirasıdır. Günlük 4 bin hastaya poliklinik hizmeti verme kapasitesine sahip merkezimizde 225 poliklinik odası bulunuyor. Hizmete kazandırdığımız Semahat Aracı Onkoloji ve Palyatif Bakım Merkezi ise 10.300 metrekare kapalı alana sahip önemli bir yatırımdır. Binanın Aracı ailesi tarafından üniversitemize bağışlanmasından dolayı bu merkezimize merhume Semahat Aracı’nın adı verilmiştir. 45 adet kemoterapi kabini bulunan merkezimizde günlük 110 hastaya kemoterapi tedavisi uygulanacak, gerekli hallerde bu sayı 200 hastaya kadar çıkabilecektir. Açılışını yaptığımız bir başka tesisimiz ise, Deneysel Tıp Araştırma ve Uygulama Birimi Merkezi’dir. Burada denek hayvanları için kurulan elektro fizyoloji, kardiyoloji, davranış araştırma laboratuvarları ve ameliyathanelerle ilaç ve tıbbi deneylerde çok başarılı sonuçlar elde edeceğimize inanıyoruz.10.500 metrekare kapalı alana sahip, yatırım tutarı 17,5 milyon lira olan Batı Kampusu Sağlık Birimleri Araştırma Merkezleri bilhassa içinden geçtiğimiz dönemde kritik önemde bir yapıdır. Tesis içerisinde tıbbi genetik ve moleküler biyoloji araştırma merkezi ve PCR laboratuvarı, klonlama laboratuvarı, kök hücre merkezi yer alıyor. Merkezimiz Kovid-19 salgınıyla mücadelede bölgemizde yürütülen PCR test hizmetlerine aktif olarak katkı sunmuştur.” “TÜRKİYE BU DÖNEMDE SAĞLIK SİSTEMİNİ TEST ETME, GÜÇLÜ VE ZAYIF YÖNLERİNİ GÖRME İMKÂNI BULDU” Cumhurbaşkanı Erdoğan, Koronavirüs salgını sürecinde sosyal devlet anlayışının değerinin ortaya çıktığına dikkati çekerek, “Salgın döneminde pek çok gelişmiş ülkenin sağlık sistemlerinin çöktüğüne şahitlik ettik. Ekonomik güçlerine rağmen tedarik zincirini devam ettiremeyen, kamu düzenini sağlayamayan devletler gördük. Bırakın vatandaşlarına, sağlık personeline dahi maske, tulum, koruyucu tıbbi malzeme temin edemeyen ülkeler oldu. Özellikle yaşlı bakımevlerinden yansıyan görüntüler bir ibret ve utanç vesikası olarak hafızalara kazınmıştır. Elbette her bir ülkenin bu yaşananlardan alacağı dersler vardır” diye konuştu. Türkiye’nin de bu dönemde sağlık sistemini test etme, güçlü ve zayıf yönlerini görme imkânı bulduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hamdolsun güçlü sağlık altyapımız ve tüm sağlık çalışanlarımızın fedakârlığı ile en kritik evreyi başarıyla atlattık. Diğer pek çok yerde yaşanan can sıkıcı, utanç verici görüntülerin hiçbiri ülkemizde yaşanmadı” dedi. Maddi imkânı ne olursa olsun bu zorlu süreçte 83 milyonun her bir ferdine birinci sınıf sağlık hizmeti sağlandığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Salgın tehdidi altındaki hiçbir vatandaşımızı hastane kapısından geri çevirmedik, hiçbir hastanın tedavisini ihmal etmedik. Bilhassa şehir hastanelerimiz salgın döneminde en çok istifade ettiğimiz, en çok gurur duyduğumuz sağlık tesislerimizden biri oldu” dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin bu süreçte kendi ihtiyaçlarını karşılamanın yanında 150 ülke ve altı uluslararası kuruluşa da sağlık malzemesi desteğinde bulunduğuna işaret etti.

Bakan Akar: Pençe Operasyonları Kapsamında 83 PKK’lı Terörist Etkisiz Hale Getirildi

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, beraberinde Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler ve Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ümit Dündar ile Irak sınır hattındaki birliklerde denetleme ve incelemelerini sürdürüyor. Irak sınırındaki Düğündağı Üs Bölgesinde, faaliyetler hakkında bilgi alan Bakan Akar, ardından açıklamalarda bulundu. Bakan Akar, 16 Haziran 2020'de başlayan Pençe-Kartal ve Pençe-Kaplan operasyonlarının 48 gündür başarıyla devam ettiğini söyledi. Bugüne kadar icra edilen operasyonlarda, bölgedeki tüm hakim arazi kesimlerinin kontrol altına alındığını belirten Bakan Akar, teröristleri etkisiz hale getirmek maksadıyla operasyon bölgesindeki arama ve tarama faaliyetlerinin aralıksız sürdürüldüğünü bildirdi. Bu operasyonlar sırasında teröristlerin bütün inlerine girildiğini, bölgedeki mağara, sığınak, barınakların tek tek kontrol edildiğini vurgulayan Bakan Akar, şu bilgileri verdi: "Bugüne kadar yapılan operasyonlarda, 83 terörist etkisiz hale getirildi, 359 mayın/EYP, 267 sığınak ve barınak tespit edildi, bu sığınak ve mağaralarda 13 adet AT-4 Tanksavar füzesi, 2 adet güdümlü füze, 15 adet Doçka, 88 AK-47 piyade tüfeği ve 299 el bombası başta olmak üzere çok miktarda silah/mühimmat ele geçirildi." TERÖRİSTLER ETKİSİZ HALE GETİRİLDİ Son olarak dün, teröristlerin Haftanin'de uzun süredir üstlenmiş oldukları Pirbela Bölgesi'ne yönelik bir operasyonun başarıyla icra edildiğini bildiren Bakan Akar, "Bu operasyon sırasıda teröristlerin büyük bir bölümü etkisiz hale getirilmiştir. Bunların sözde yönetici grubu da bu operasyonlar sırasında etkisiz hale getirilmiştir. Bunlardan 5'inin cesetlerine ve silahlarına ulaşılmıştır. Diğerlerinin de cesetlerinin arama tarama faaliyetleri sırasında ele geçirileceği değerlendirilmektedir." Gerçekleştirilen bu operasyon sırasında Piyade Uzman Onbaşı Süleyman Ural'ın şehit olduğunu hatırlatan Bakan Akar, tüm şehitlere Allah'tan rahmet, yaralılara şifalar diledi. Milli Savunma Bakanı Akar, şunları kaydetti: "Bugüne kadar olduğu gibi şehitlerimizin kanı yerde bırakılmadı, bırakılmayacak. Bununla ilgili yapılması gereken ne varsa yapıldı, yapılmaya devam edilecek. Ve en son terörist etkisiz hale getirilinceye kadar da bu mücadelemiz aralıksız devam edecek ve inşallah biz burada bu teröristleri etkisiz hale getirmek suretiyle asil milletimizi bu terör belasından kurtaracağız. Amacımız, gayretimiz budur, buna çalışıyoruz. Şu anda milletimizin sevgisinden, güveninden ve duasından aldığımız ilhamla mehmetçik 'gece gündüz' demeden bu faaliyetlerini aralıksız sürdürmektedir. 'Ölürsem şehit kalırsam gazi' anlayışıyla yürütülen bu faaliyetlerde en son terörist etkisiz hale getirilmek suretiyle faaliyetlerimizin tamamlanmasına gayret göstermekteyiz. Şu anda karada, denizde, havada, Irak'ın kuzeyinde görevleri başında olan, gerçekten zor arazi ve hava koşullarında büyük bir fedakarlık ve kahramanlık göstererek faaliyetlerini sürdürmekte olan tüm silah arkadaşlarıma kazasız, belasız, hayırlı, başarılı görevler diliyorum." YÜKSEKOVA’DA BİRLİK ZİYARETİ Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar ve beraberindeki komutanlar daha sonra helikopterle Hakkari Yüksekova'ya geçti. Bakan Akar, burada 3'üncü Piyade Tümen Komutanlığı'nda incelemelerde bulup, komutanlarla bir araya geldi.