Çarşamba, Ağustos 12, 2020
Ana Sayfa Haber Emine Erdoğan: “İslam, bize sürdürülebilir bir yaşamın sınırlarını çizer”

Emine Erdoğan: “İslam, bize sürdürülebilir bir yaşamın sınırlarını çizer”

Emine Erdoğan, kadın il müftü yardımcıları ve baş vaizlerle düzenlenen yemekte yaptığı konuşmada, “Bizim dinimiz, insanın tabiatla olan ilişkisini en iyi anlatan ve en hassas biçimde düzenleyen dindir. Bugün hayatımıza yeni bir tanım olarak giren, sürdürülebilir yaşam kriterleri aslında İslam’ın özüdür. İsraftan kaçınmak, ölçülü yaşamak, yeme içmeden tutun doğal kaynakların kullanımına kadar İslam, bize sürdürülebilir bir yaşamın sınırlarını çizer” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, kadın il müftü yardımcıları ve baş vaizlerle Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde düzenlenen öğle yemeğinde bir araya geldi.

Programda konuşan Emine Erdoğan, il müftü yardımcıları ve baş vaizlerin çok büyük bir sorumluluğun taşıyıcıları olduğuna işaret ederek Kur’an ayetlerinin nuruyla rehberlik ettiklerini, ağızlarından dökülecek her bir kelimeye ve gösterecekleri örnekliğe bütün toplumun ihtiyacı olduğunu belirtti.

Yaşanılan çağda, teknolojinin gelişmesiyle insanların karşısına her gün cevaplanması gereken büyük sorular çıktığını belirten Emine Erdoğan, bu büyük değişimi, pratik hayatta karşılaşılan durumlarla birlikte okuyarak yeni yaşam reçeteleri oluşturulması gerektiğini söyledi.

“İSLAM, BİZE SÜRDÜRÜLEBİLİR BİR YAŞAMIN SINIRLARINI ÇİZER”

Emine Erdoğan, bugün her yerde en çok konuşulan başlıklardan birisinin, çevre krizi olduğuna dikkati çekerek, “Tüm dünya, bu konunun anlaşılması ve kötü gidişatın tersine çevrilmesi için çareler arıyor. Avrupa Birliği Çevre Programı ve birçok büyük uluslararası kuruluş, dinlerin çevre kriziyle mücadelede ne kadar önemli bir rol oynadıklarının farkına varmış durumda. O nedenle din âlimlerini ve inanç liderlerini çevre politikalarına dâhil etmeye çalışıyorlar. Bizim dinimiz, insanın tabiatla olan ilişkisini en iyi anlatan ve en hassas biçimde düzenleyen dindir. Bugün hayatımıza yeni bir tanım olarak giren, sürdürülebilir yaşam kriterleri aslında İslam’ın özüdür. İsraftan kaçınmak, ölçülü yaşamak, yeme içmeden tutun doğal kaynakların kullanımına kadar İslam, bize sürdürülebilir bir yaşamın sınırlarını çizer” dedi.

Kur’an-ı Kerim’in yaşanılan çevre krizini doğrudan insan davranışıyla ilişkilendirdiğini ve bu krizin çözümlenmesi sorumluluğunu da yine insana yüklediğini anlatan Emine Erdoğan, “Rabbimiz, Rum Suresi’nde ‘İnsanların kendi elleriyle yapıp ettikleri yüzünden karada ve denizde düzen bozuldu. Böylece Allah, -dönüş yapsınlar diye- işlediklerinin bir kısmını onlara tattırıyor.’ diye buyurmaktadır. O nedenle hepimiz önce bu hadisedeki payımızın farkına varmalı, sonra da ölçülü bir yaşama geri dönmeliyiz” ifadelerini kullandı.

“EN ÇOK İSRAF EDİLEN ŞEY SUDUR”

Emine Erdoğan, İslam’da temizliğin önemine vurgu yaparak, “Temizlik yapmak adına kullandığımız deterjanlar, yer altı sularının kirlenmesinin başlıca nedenlerinden biridir. Bilmiyorum farkında mıyız ama doğal kaynakları kirleterek ahirette hesabını veremeyeceğimiz yüklerin altına giriyoruz. Oysa idrak edemediğimiz bir hakikat var; doğal kaynakların kullanımı ve muhafazası da kul hakkına giren bir konudur. Mesela abdest alırken, önümüzde akıp giden bir ırmak bile olsa, bize o suyu israf etmeden kullanmamız tavsiye ediliyor. Ama bugün en çok israf edilen şey sudur” diye konuştu.

Hayvan hakları meselesine değinen Emine Erdoğan, “Hayvanların haklarını teslim etmek bir lütuf değil, Cenabıhakk’ın bize yüklediği vazifelerin idrakine varmaktır. Sokak hayvanlarından yaban hayvanlarına kadar Allah’ın bu eserlerinin hakkını gözetmek ve güzel muamele etmek, hepimizin önce kulluk görevidir” şeklinde konuştu.

İlginize Çekebilir

Bakan Akar, Telsizle Irak Kuzeyinde Görev Yapan Askerlere Seslendi

Bakan Akar, Telsizle Irak Kuzeyinde Görev Yapan Askerlere Seslendi

CHP 14. Olağan Kadın Kolları Kurultayı

CHP 14. Olağan Kadın Kolları Kurultayı

Kocaeli Üniversitesi Sağlık Tesisleri ve Araştırma Merkezleri Açılış Töreni

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kocaeli Üniversitesi Sağlık Tesisleri ve Araştırma Merkezleri Açılış Töreni'nde yaptığı konuşmada, “Salgın tehdidi altındaki hiçbir vatandaşımızı hastane kapısından geri çevirmedik, hiçbir hastanın tedavisini ihmal etmedik. Bilhassa şehir hastanelerimiz salgın döneminde en çok istifade ettiğimiz, en çok gurur duyduğumuz sağlık tesislerimizden biri oldu” dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kocaeli Üniversitesi Sağlık Tesisleri ve Araştırma Merkezleri Açılış Töreni’ne katılarak, bir konuşma gerçekleştirdi. Bugün önce Hidromek’in geliştirdiği dünyanın ilk elektrikli ve lastik tekerlekli şehir ekskavatörünü test ettiğini, ardından TÜBİTAK’ın yedi farklı mükemmeliyet merkezinin resmî açılışlarını gerçekleştirdiğini şimdi de Kocaeli Üniversitesi’nin Onkoloji Hastanesi ve Rehabilitasyon Merkezi ile üç tıp merkezinin açılışlarını yaptığını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılışı yapılan sağlık tesislerine ilişkin şu bilgileri paylaştı: “İlk merkezimiz olan Araştırma ve Uygulama Hastanesi’ne ait poliklinik ve tıp eğitimi uygulama merkezidir. Toplam kapalı alanı 29.500 metrekare olan merkezimizin yatırım bedeli yaklaşık 73 milyon Türk Lirasıdır. Günlük 4 bin hastaya poliklinik hizmeti verme kapasitesine sahip merkezimizde 225 poliklinik odası bulunuyor. Hizmete kazandırdığımız Semahat Aracı Onkoloji ve Palyatif Bakım Merkezi ise 10.300 metrekare kapalı alana sahip önemli bir yatırımdır. Binanın Aracı ailesi tarafından üniversitemize bağışlanmasından dolayı bu merkezimize merhume Semahat Aracı’nın adı verilmiştir. 45 adet kemoterapi kabini bulunan merkezimizde günlük 110 hastaya kemoterapi tedavisi uygulanacak, gerekli hallerde bu sayı 200 hastaya kadar çıkabilecektir. Açılışını yaptığımız bir başka tesisimiz ise, Deneysel Tıp Araştırma ve Uygulama Birimi Merkezi’dir. Burada denek hayvanları için kurulan elektro fizyoloji, kardiyoloji, davranış araştırma laboratuvarları ve ameliyathanelerle ilaç ve tıbbi deneylerde çok başarılı sonuçlar elde edeceğimize inanıyoruz.10.500 metrekare kapalı alana sahip, yatırım tutarı 17,5 milyon lira olan Batı Kampusu Sağlık Birimleri Araştırma Merkezleri bilhassa içinden geçtiğimiz dönemde kritik önemde bir yapıdır. Tesis içerisinde tıbbi genetik ve moleküler biyoloji araştırma merkezi ve PCR laboratuvarı, klonlama laboratuvarı, kök hücre merkezi yer alıyor. Merkezimiz Kovid-19 salgınıyla mücadelede bölgemizde yürütülen PCR test hizmetlerine aktif olarak katkı sunmuştur.” “TÜRKİYE BU DÖNEMDE SAĞLIK SİSTEMİNİ TEST ETME, GÜÇLÜ VE ZAYIF YÖNLERİNİ GÖRME İMKÂNI BULDU” Cumhurbaşkanı Erdoğan, Koronavirüs salgını sürecinde sosyal devlet anlayışının değerinin ortaya çıktığına dikkati çekerek, “Salgın döneminde pek çok gelişmiş ülkenin sağlık sistemlerinin çöktüğüne şahitlik ettik. Ekonomik güçlerine rağmen tedarik zincirini devam ettiremeyen, kamu düzenini sağlayamayan devletler gördük. Bırakın vatandaşlarına, sağlık personeline dahi maske, tulum, koruyucu tıbbi malzeme temin edemeyen ülkeler oldu. Özellikle yaşlı bakımevlerinden yansıyan görüntüler bir ibret ve utanç vesikası olarak hafızalara kazınmıştır. Elbette her bir ülkenin bu yaşananlardan alacağı dersler vardır” diye konuştu. Türkiye’nin de bu dönemde sağlık sistemini test etme, güçlü ve zayıf yönlerini görme imkânı bulduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hamdolsun güçlü sağlık altyapımız ve tüm sağlık çalışanlarımızın fedakârlığı ile en kritik evreyi başarıyla atlattık. Diğer pek çok yerde yaşanan can sıkıcı, utanç verici görüntülerin hiçbiri ülkemizde yaşanmadı” dedi. Maddi imkânı ne olursa olsun bu zorlu süreçte 83 milyonun her bir ferdine birinci sınıf sağlık hizmeti sağlandığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Salgın tehdidi altındaki hiçbir vatandaşımızı hastane kapısından geri çevirmedik, hiçbir hastanın tedavisini ihmal etmedik. Bilhassa şehir hastanelerimiz salgın döneminde en çok istifade ettiğimiz, en çok gurur duyduğumuz sağlık tesislerimizden biri oldu” dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin bu süreçte kendi ihtiyaçlarını karşılamanın yanında 150 ülke ve altı uluslararası kuruluşa da sağlık malzemesi desteğinde bulunduğuna işaret etti.

Bakan Akar: Pençe Operasyonları Kapsamında 83 PKK’lı Terörist Etkisiz Hale Getirildi

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, beraberinde Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler ve Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ümit Dündar ile Irak sınır hattındaki birliklerde denetleme ve incelemelerini sürdürüyor. Irak sınırındaki Düğündağı Üs Bölgesinde, faaliyetler hakkında bilgi alan Bakan Akar, ardından açıklamalarda bulundu. Bakan Akar, 16 Haziran 2020'de başlayan Pençe-Kartal ve Pençe-Kaplan operasyonlarının 48 gündür başarıyla devam ettiğini söyledi. Bugüne kadar icra edilen operasyonlarda, bölgedeki tüm hakim arazi kesimlerinin kontrol altına alındığını belirten Bakan Akar, teröristleri etkisiz hale getirmek maksadıyla operasyon bölgesindeki arama ve tarama faaliyetlerinin aralıksız sürdürüldüğünü bildirdi. Bu operasyonlar sırasında teröristlerin bütün inlerine girildiğini, bölgedeki mağara, sığınak, barınakların tek tek kontrol edildiğini vurgulayan Bakan Akar, şu bilgileri verdi: "Bugüne kadar yapılan operasyonlarda, 83 terörist etkisiz hale getirildi, 359 mayın/EYP, 267 sığınak ve barınak tespit edildi, bu sığınak ve mağaralarda 13 adet AT-4 Tanksavar füzesi, 2 adet güdümlü füze, 15 adet Doçka, 88 AK-47 piyade tüfeği ve 299 el bombası başta olmak üzere çok miktarda silah/mühimmat ele geçirildi." TERÖRİSTLER ETKİSİZ HALE GETİRİLDİ Son olarak dün, teröristlerin Haftanin'de uzun süredir üstlenmiş oldukları Pirbela Bölgesi'ne yönelik bir operasyonun başarıyla icra edildiğini bildiren Bakan Akar, "Bu operasyon sırasıda teröristlerin büyük bir bölümü etkisiz hale getirilmiştir. Bunların sözde yönetici grubu da bu operasyonlar sırasında etkisiz hale getirilmiştir. Bunlardan 5'inin cesetlerine ve silahlarına ulaşılmıştır. Diğerlerinin de cesetlerinin arama tarama faaliyetleri sırasında ele geçirileceği değerlendirilmektedir." Gerçekleştirilen bu operasyon sırasında Piyade Uzman Onbaşı Süleyman Ural'ın şehit olduğunu hatırlatan Bakan Akar, tüm şehitlere Allah'tan rahmet, yaralılara şifalar diledi. Milli Savunma Bakanı Akar, şunları kaydetti: "Bugüne kadar olduğu gibi şehitlerimizin kanı yerde bırakılmadı, bırakılmayacak. Bununla ilgili yapılması gereken ne varsa yapıldı, yapılmaya devam edilecek. Ve en son terörist etkisiz hale getirilinceye kadar da bu mücadelemiz aralıksız devam edecek ve inşallah biz burada bu teröristleri etkisiz hale getirmek suretiyle asil milletimizi bu terör belasından kurtaracağız. Amacımız, gayretimiz budur, buna çalışıyoruz. Şu anda milletimizin sevgisinden, güveninden ve duasından aldığımız ilhamla mehmetçik 'gece gündüz' demeden bu faaliyetlerini aralıksız sürdürmektedir. 'Ölürsem şehit kalırsam gazi' anlayışıyla yürütülen bu faaliyetlerde en son terörist etkisiz hale getirilmek suretiyle faaliyetlerimizin tamamlanmasına gayret göstermekteyiz. Şu anda karada, denizde, havada, Irak'ın kuzeyinde görevleri başında olan, gerçekten zor arazi ve hava koşullarında büyük bir fedakarlık ve kahramanlık göstererek faaliyetlerini sürdürmekte olan tüm silah arkadaşlarıma kazasız, belasız, hayırlı, başarılı görevler diliyorum." YÜKSEKOVA’DA BİRLİK ZİYARETİ Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar ve beraberindeki komutanlar daha sonra helikopterle Hakkari Yüksekova'ya geçti. Bakan Akar, burada 3'üncü Piyade Tümen Komutanlığı'nda incelemelerde bulup, komutanlarla bir araya geldi.