Çarşamba, Ağustos 5, 2020
Ana Sayfa Haber Astana Formatında Türkiye–Rusya–İran Üçlü Videokonferans Zirvesi

Astana Formatında Türkiye–Rusya–İran Üçlü Videokonferans Zirvesi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Astana Formatında Türkiye-Rusya-İran Üçlü Zirvesi’nde yaptığı konuşmada, “Komşumuz Suriye’nin bir an önce huzur, güvenlik ve istikrara kavuşması için elimizden geleni yapmayı sürdüreceğiz. Astana garantörleri olarak sergileyeceğimiz iş birliği hiç şüphesiz bu ülkenin geleceğinde belirleyici olacaktır” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Astana Formatında Türkiye-Rusya-İran Üçlü Zirvesi kapsamında, Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Vladimir Putin ve İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani ile video konferans yöntemiyle görüştü.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, zirvenin ülkeler ve bölge için hayırlara vesile olmasını dileyerek, koronavirüs salgının nedeniyle İran ve Rusya’da yaşanan can kayıplarından duyduğu üzüntüyü dile getirdi.

Rusya Devlet Başkanı Putin ve İran Cumhurbaşkanı Ruhani’nin şahsında Rusya ve İran halklarına başsağlığı dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, İran’ın başkenti Tahran’daki bir klinikte gaz sızıntısı nedeniyle meydana gelen patlamada hayatını kaybeden İran vatandaşları için de başsağlığı mesajlarını iletti.

KORONAVİRÜSLE MÜCADELE

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin salgınla mücadele sürecinde vatandaşlarına en iyi sağlık hizmeti vermenin yanında dost ve kardeş ülkelere de yardım ettiğini vurgulayarak, 137 ülkeye tıbbi yardım ve malzeme desteğinde bulunduklarını kaydetti.

Türkiye’de koronavirüs kaynaklı vefat sayısını 16’lara kadar indirmeyi başardıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, yarım milyonu aşkın insanın hayatına mal olan bu musibetten dünyanın en kısa zamanda kurtulmasını temenni etti.

“SURİYE’NİN SİYASİ BİRLİĞİ VE TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜNÜN MUHAFAZASI ÇÖZÜM ÖNCELİĞİMİZDİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2017 yılının Kasım ayında başlattıkları Astana Formatındaki Üçlü Zirve sürecinin Suriye’de barış, güvenlik ve istikrarın tesisine önemli katkılar sağladığının altını çizerek, şunları kaydetti: “Suriye’nin siyasi birliğinin ve toprak bütünlüğünün muhafazası sahada sükûnetin tesis edilmesi ve ihtilafa kalıcı bir siyasi çözüm bulunması temel önceliklerimizdir. Bugünkü toplantımızla inşallah bu ivmeyi devam ettireceğimize inanıyorum. Türkiye olarak ihtilafın başından itibaren Suriyeli kardeşlerimizin yanında olduk. Etnik kimliğine, kökenine, inancına bakmadan milyonlarca Suriyeli sığınmacıya kucak açtık. Suriye’nin terör örgütleri eliyle parçalanmaması için büyük hassasiyet gösterdik. Gerektiğinde fiili müdahalede bulunarak insani dramın ve bölücü emellerin önüne geçtik.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Komşumuz Suriye’nin bir an önce huzur, güvenlik ve istikrara kavuşması için elimizden geleni yapmayı sürdüreceğiz. Astana garantörleri olarak sergileyeceğimiz iş birliği hiç şüphesiz bu ülkenin geleceğinde belirleyici olacaktır. Bugünkü toplantımızı bu ideal yolunda atılmış bir adım olarak görüyor, şimdiden katkılarınız için teşekkür ediyorum. Yapacağımız istişarelerin Suriyeli kardeşlerimiz ve tüm bölgemiz için hayırlara vesile olmasını Rabbimden niyaz ediyorum” dedi.

Zirvede, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ve Millî Savunma Bakanı Hulusi Akar da eşlik etti.

İran İslam Cumhuriyeti, Rusya Federasyonu ve Türkiye Cumhuriyeti Devlet Başkanları Tarafından Yapılan Ortak Açıklama

İran İslam Cumhuriyeti, Rusya Federasyonu ve Türkiye Cumhuriyeti
Devlet Başkanları Tarafından Yapılan Ortak Açıklama
(Videokonferans, 1 Temmuz 2020)

İran İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Hasan Ruhani, Rusya Federasyonu
Devlet Başkanı Sayın Vladimir Putin ve Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı
Sayın Recep Tayyip Erdoğan, 1 Temmuz 2020 tarihinde sanal ortamda
düzenlenen Üçlü Zirve’de bir araya gelmişlerdir.

Devlet Başkanları:
1. Suriye sahasındaki mevcut durumu ele almış, 16 Eylül 2019’da Ankara’daki son
toplantılarından sonra kaydedilen gelişmeleri gözden geçirmiş ve mutabakatları
ışığında üçlü eşgüdümü artırma yönündeki kararlılıklarını yinelemişlerdir.

2. BM Şartı’nın amaç ve ilkelerinin yanı sıra Suriye Arap Cumhuriyeti’nin
egemenliğine, bağımsızlığına, birliğine ve toprak bütünlüğüne olan kuvvetli
taahhütlerini vurgulamışlardır. Bu ilkelere evrensel düzeyde saygı gösterilmesi ve
kim tarafından gerçekleştirildiğine bakılmaksızın, hiçbir eylemin bu ilkelere halel
getirmemesi gerektiğine dikkat çekmişlerdir.

3. Bu bağlamda, gayrimeşru özyönetim teşebbüsleri dahil olmak üzere, terörle
mücadele kisvesi altında sahada yeni gerçeklikler yaratılmasına dair her türlü
girişimi reddetmiş; Suriye’nin egemenliği ve toprak bütünlüğünün yanısıra
komşu ülkelerin milli güvenliğine de halel getirecek ayrılıkçı gündemlere karşı
durma yönündeki kararlılıklarını ifade etmişlerdir.

4. Suriye’nin kuzeydoğusundaki durumu ele almış, bu bölgede güvenlik ile
istikrarın ancak ülkenin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı temelinde
sağlanabileceğini vurgulamış ve bu doğrultuda çabalarını koordine etmede
anlaşmışlardır. Suriye Arap Cumhuriyeti’ne ait olması gereken petrol gelirlerine
yasadışı şekilde el konulmasına ve transfer edilmesine yönelik itirazlarını beyan
etmişlerdir.

5. Uluslararası insancıl hukuk uyarınca sivillerin ve sivil altyapının korunmasını
sağlarken, DEAŞ, Nusra Cephesi ve El Kaide veya DEAŞ bağlantılı tüm diğer
bireyler, gruplar, teşebbüsler ve oluşumlar ile Birleşmiş Milletler Güvenlik
Konseyi tarafından terörist olarak tanımlanan diğer grupların tamamen ortadan
kaldırılması amacıyla aralarındaki işbirliğini sürdürme kararlılıklarını teyid
etmişlerdir.

6. İdlip Gerginliği Azaltma Bölgesi’ndeki durumu etraflıca gözden geçirmiş ve
İdlip’le ilgili bütün anlaşmaların tüm unsurlarıyla hayata geçirilerek sahadaki
sükunetin temininin gerekliliğini vurgulamışlardır.

7. COVID-19 salgınının beraberinde Suriye’nin sağlık sistemi ile sosyo-ekonomik
ve insani durumu bakımından büyük bir sınama getirdiğini kabul ederek,
Suriye’deki insani durum ve salgının etkisine dair duydukları derin endişeyi dile
getirmişlerdir. Özellikle COVID-19 küresel salgını karşısında, uluslararası
hukuka, uluslararası insancıl hukuka ve BM Şartı’na aykırı tüm tek taraflı
yaptırımları reddetmişlerdir. Suriye halkının acılarının hafifletilmesi amacıyla
Suriye genelinde hızlı, güvenli ve kesintisiz insani erişim sağlanmasına yönelik
ciddi gereksinimi vurgulamış ve ayrımcılık, siyasallaşma ve önkoşullar
olmaksızın, Suriye’ye yapılan yardımı artırmaları için başta Birleşmiş Milletler ve
bağlı insani kuruluşları olmak üzere, uluslararası topluma çağrıda bulunmuşlardır.

8. Suriye ihtilafına askeri çözüm getirilemeyeceğine ve ihtilafın yalnızca
Suriyelilerin öncülüğünde ve sahipliğinde, Birleşmiş Milletler’in
kolaylaştırıcılığında, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 2254 sayılı
kararıyla uyumlu bir siyasi süreç yoluyla sona erdirilebileceğine dair
inançlarını teyid etmişlerdir. Bu bağlamda, Astana garantörlerinin belirleyici
katkısı ve Soçi’deki Suriye Ulusal Diyalog Kongresi kararlarının uygulanması
sonucunda Cenevre’de oluşturulan Anayasa Komitesi’nin önemli
rolünü vurgulamışlardır. Anayasa Komitesi’nin Ağustos 2020 tarihinde üçüncü
toplantısını gerçekleştirme hususunda mutabakata varılmasını memnuniyetle
karşılamışlar ve Komite’nin sürdürülebilir ve etkili çalışmasını sağlamak için
Komite’nin üyelerini ve kolaylaştırıcı olarak BM Genel Sekreteri’nin Suriye Özel
Temsilcisi Geir O. Pedersen’i sürekli iletişim yoluyla desteklemeye hazır
olduklarını teyid etmişlerdir.

9. Astana formatının ilgili Çalışma Grubu çerçevesinde zorla alıkonan/kaçırılan
şahısların karşılıklı salıverilmelerine dair faaliyetlerin devamındaki
kararlılıklarını yinelemişlerdir. Suriyeli taraflar arasında güven artırılmasında
etkinliğini ve gerekliliğini ispat etmiş olan Çalışma Grubu’nun özgün niteliğinin
altını çizmişler ve çalışmalarının sürdürülmesi için tedbir almakta anlaşmışlardır.

10. Mültecilerin ve ülke içinde yerlerinden edilmiş kişilerin Suriye’de ikamet
ettikleri yerlere güvenli ve gönüllü olarak geri dönüşlerini kolaylaştırma
ihtiyacının ve bu kişilerin geri dönme ile desteklenme haklarının korunmasının
altını çizmişlerdir. Bu bağlamda, yeniden iskan edilmeleri ile normal bir hayata
kavuşturulabilmelerinin yanı sıra, külfet paylaşımında daha geniş sorumluluk
üstlenme ve su ile enerji kaynağı şebekeleri, okullar, hastaneler ve insani mayın
eylemi dahil, insani altyapıyı eski haline getirmek suretiyle uluslararası topluma
Suriye’ye yaptıkları yardımı artırma çağrısında bulunmuşlardır.

11. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 497 sayılı kararı başta gelmek
üzere, Suriye Golanı’nın işgalini reddeden ilgili Birleşmiş Milletler kararlarının
hükümleri dahil, herkesçe tanınan uluslararası hukuk kararlarına saygı
gösterilmesi gerekliliğini teyid etmişler ve bu itibarla, ABD Yönetiminin işgal
altındaki Suriye Golanı’na dair uluslararası hukukun ağır ihlalini teşkil eden ve
bölgesel barış ile güvenliği tehdit eden kararını kınamışlardır. İsrail’in Suriye’ye
yönelik askeri saldırılarının istikrarı bozduğunu ve bu ülkenin egemenliği ile
toprak bütünlüğünü ihlal ettiğini, ayrıca bölgedeki gerilimi tırmandırdığını
değerlendirmişlerdir.

12. Suriye meselesine ilaveten, ortak ekonomik işbirliğini güçlendirmek için
farklı alanlardaki üçlü eşgüdümü güçlendirme niyetini teyit etmişlerdir.

13. Bir sonraki Astana formatındaki Suriye konulu Uluslararası Toplantının en
kısa sürede gerçekleştirilmesi için temsilcilerini görevlendirmede mutabık
kalmışlardır.

14. İran İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Hasan Ruhani’nin daveti
üzerine, müteakip Üçlü Zirve’yi en kısa sürede İran İslam Cumhuriyeti’nde
yapmayı kararlaştırmışlardır.

İlginize Çekebilir

Lübnan’ın başkenti Beyrut büyük bir patlama ile sarsıldı.

Lübnan'ın başkenti Beyrut büyük bir patlama ile sarsıldı. Lübnan resmi ajansı NNA'nın haberine göre, Beyrut Limanı'nda patlayıcı maddelerin bulunduğu 12 numaralı depoda yangın çıktı. Yangın nedeniyle güçlü bir patlama meydana geldi. Patlama sesi başkentin banliyölerinden de duyuldu. İtfaiye ekipleri, yangına müdahale etmek için olay yerine kısa sürede ulaştı. Reuters, sağlık yetkililerine dayandırdığı haberinde olayda en az 10 kişinin hayatını kaybettiğini duyurdu.

Beyrut’ta Çok Şiddetli Patlama

Lübnan'daki Beyrut Limanı yakınlarında büyük bir patlama meydana geldi. Eski Başbakan Saad el-Hariri'nin evi yakınlarında meydana gelen patlamada ilk belirlemelere göre, Hariri'nin evinde ve çevre binalarda büyük hasar oluşurken, çok sayıda kişi de yaralandı. Hariri'nin sağlık durumunun iyi olduğu ve olayı takip ettiği belirtildi.

Beyrut’ta Çok Şiddetli Patlama

Lübnan'daki Beyrut Limanı yakınlarında büyük bir patlama meydana geldi. Eski Başbakan Saad el-Hariri'nin evi yakınlarında meydana gelen patlamada ilk belirlemelere göre, Hariri'nin evinde ve çevre binalarda büyük hasar oluşurken, çok sayıda kişi de yaralandı. Hariri'nin sağlık durumunun iyi olduğu ve olayı takip ettiği belirtildi.

İstanbul İl Jandarmadan Operasyon

#İstanbul İl #Jandarma Komutanlığınca, Göçmen Kaçakçılığı ve İnsan Ticareti yaptığı tespit edilen organize suç örgütüne 12 ilde eş zamanlı düzenlenen operasyonda, 61 şüpheli yakalanarak 2 ruhsatsız silah ve çok sayıda suça konu malzeme ele geçirilmiştir.